NOT:
1)Öncelikle videoyu Turkce altyazisiyla izlemek için tıklayınız.
2) Turkce terminolojiye pek alisik olmadigim icin, bazi kelimelerin yanlarina ingilizcelerini de yazacagim.
Öncelikle video hakkinda yazmayacagim; ama cikis noktam orasi olacagindan dolayi onu belirtmek istedim. Ayrica degisik de bir video, guzel seyler ogretiyor sanki. Ilginizi cekebilir.
Neyse, Paul Bloom videoda Capgras Sendromu (Capgras Syndrome/ Capgras Illusion) diye bir akil hastaligindan ( mental disorder) bahsediyor. (Bazi arastirmacilara gore bu bir hastaliktan ziyade bir semptom olarak da degerlendiriliyor.)
Bu engele gore, hastaliktan etkilenen kisiler, sevdikleri insanlarin (arkadaslar, esler, aileler vs.)sahici kopyalariyla degistirildigine inaniyorlar.
Dolayisiyla da, gercekci kopyalariyla degistirildiklerine inandiklari sevdiklerini oldurebiliyorlar. Trajik bir son oldugunu dusunuyor Paul Bloom bunun. (wikipedia, TED Talks)
Trajik oldugu kadar ironik bir son da sanirim bu! Benim dikkatimi ceken ise, kisiyi sevdigini bile oldurmeye itecek kadar zor durumda birakan gerceklige baglilik duygusu. Anladigim kadariyla, gercekligin sahtelikle ozlestirilmesine inanilmasi, katillikle sonuclanan bir intikama sebep oluyor.
Oysa bizler, hergun baskalarinin hayatlarini yasiyoruz. Baskalarinin kurallarina gore oynuyoruz hayatlarimizi, hic olmasa bir kismini oyle yapmak zorunda birakiliyoruz. Sanirim o kadar sorun yok gibi gozukuyor bu etkilesimde; farkina varmadigimiz surece tabi.
Neyi alttan aliyoruz peki? Aklima hemen, bizlere pazarlanan dusunceler, kulturler, normlar geliyor. Gerek moda olsun, gerekse de kitapcilarda, cok satanlar yahut yeni cikanlar kisimlarinda satilan kitaplar olsun. Cok merak ediyorum o reyonlar kaldirilsa kitap alimlarinda nasil bir degisiklik olur ve ya o cok satanlar gercekten de o kadar cok satar mi ? Yasam trendlerimiz, konusmalarimiz, iliskilerimiz, arkadasliklarimiz... Bunlari saymiyorum bile.
Farklilasan dunyadan falan soz etmiyorum oysaki. 'False Sense' diye bir tabir vardir, saniyorum sahte oz olarak kullanabilirim. Henuz 'oz'un bile ne oldugunu bilmeden onun uzerine bu kadar yuklenmemizden sikayet ediyorum ben. O kadar cok sey zorlaniyor ki dogrudur bu diye, korkutuyor bu beni. Ya bir gun biz de kendimizin bir sahici kopyayla degistirildiginin farkina varirsak. Toplu bir intihar kacinilmaz olurdu belki de...
Iste bu yuzden yazdiklarimi video ile badastirma ihtiyaci duydum. Paul Bloom, Capgras Sendromu'nun trajik sonundan sonra bir de soyle ornek veriyor. Kocasiyla seks hayati (tatminlik soz konusu) mukemmel olmayan bir kadinin, Capgras sendromu sonrasi bu iliskiden daha fazla zevk almaya basliyor.
Tuhaf tabi, belki de bu yuzden o kadar da korkmaya gerek yoktur. False self bizi daha cok tatmin ediyordur. Peki ya aksi olursa...
Video uzerine bu konuda biraz dusununce degisik seyler aklina geliyor insanin. Aksine cevap vermeye gerek yok, serbest birakin dusuncelerinizi derim. Benim yazacaklarimin ne onemi var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder