sevda sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevda sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2011 Pazartesi

Cemal Süreya; Aslan Heykelleri

aslan heykelleri

Çoğaltan ellerini seviyorum kaç kişi
Dokundukça dokundukça aslanlara
Parklarda yakışıklı aslan heykelleri
Birdenbire önümüze çıkıyorlar buysa çok güzel
Bizim bu aşkımızın aslan heykelleri
Şahane değişik hüzün heykelleri yani
Ben bütün hüzünleri denemişim kendimde
Bir bir denemişim bütün kelimeleri

Yeni sözler buldum bir nice seni görmeyeli
Daha geniş bir gökyüzünde soluk aldıracak şiire
Hadi bir de bunlarla çağır gelsin aslan heykelleri
Oldurmanın yıkmanın yeniden yapmanın aslan heykelleri
Olduran yıkan yeniden yapan gözlerini seviyorum kaç kişi
Bir senin gözlerin var zaten daha yok
Ya bu başını alıp gidiş boynundaki
Modigliani oğlu modigliani

Az şey değil seninle olmak düşünüyorum da
İçimde bir sevinç dallanıyor kaç kişi
Bir geyik kendini çiziyor karanlığa sonra kayboluyor
Karanlık maranlık ama iyi seçiliyor
Yorgan toplanmış bacakların seçiliyor
Bir uçtan bir uca bacaklarının aslan heykelleri
Ayık gecemizi dolduruyorlar bir uçtan bir uca

En olmıyacak günde geldin tazeledin ortalığı
Alıp kaldırdın bu kutsal ekmeği düştüğü yerden
Bunlar hep iyi şeyler ya öte yanda
Olsa yüreğim yanmıyacak aslan heykelleri
Ama yok aslan heykelleri var köpek
Delikanlı bir köpeği var onunla yatıyor
Adalet Hanım iki kişilik karyolasında
Bozulmuş burjuva ahlakına örnek

Şiirin İncelenmesi:

Aslan Heykelleri… Cemal Süreya’nın diğer tüm şiirlerinde yaptığı zeki kelime oyunlarından, ama bunun yanında sıklıkla temas etmediği sosyal görüşlerinden de beslenen, nesnel açıklamaya en kapalı şiirlerinden biri. Gene de eğer bir şiiri uzun uzadıya hem şekil hem içerik yönünden açıklayacaksam onun böyle bir esrime gücüne sahip olmasını isterim. Bu yüzden “Aslan Heykelleri”…

Öyleyse, şiirin nazım biriminin olmadığını, sekizlik dize gruplarının (ilk ikisi) ardından gelen bir yedilik ve bir dokuzluktan meydana geldiğini belirterek söze başlıyorum. İkinci Yeni şiir anlayışının bir parçası olan bu şiirde de kafiye, redif ve ölçü elbet yok. Yalnızca, bazı dize sonlarında “i” sesi ile yarım uyak yakalandığını söyleyebiliriz; “…kişi/ …heykelleri/ …heykelleri/ …yani/ …kelimeleri” gibi. Uyak örgüsü için, “abacaada/ aeaaafaa…” diyebiliriz lakin görüldüğü gibi burada da istikrarlılık söz konusu değil.